Okullar Yeniden Açıldığında, Her Zamanki Gibi Sorunlarla Karşılaşmamalı

Eğitim öğretim yılının sonbaharda nasıl olacağına dair belirsizliğin ortasında bile, öğretmenler normal hâle tekrar dönmeye can atıyorlar. Her sabah öğrencileri kapıda selamlamak, hafta sonu hakkında onlarla sohbet etmek, ödevlerde yüz yüze geri bildirimler vermek ve öğrenci öncülüğünde yapılan konuşmaları dinlemek, salgın süresince özlediğimiz birçok mutluluk kaynağının arasında.

Şans eseri karşılaşmalar ve yüz yüze etkileşimler dışında, her zaman olduğu gibi asıl meseleye dönmeden önce tekrar ele almaya ve düşünmeye değer eğitimsel deneyimin başka tarafları da var. Bu konuların birçoğu eğitimcilerin uzun süredir bildiği ve savunduğu şeylerdir. Ancak uzaktan eğitimin gerginlikleri ve zorlukları, onları önem ve aciliyet seviyesinde bir ilgi odağına çekti.

Daha Az Sınav, Daha Çok Geribildirim

“Sonunda her şeyi atlattığımızda, salgının bize gösterdiği şeyin önemli olmadığını rahatlıkla söylemeliyiz. Tüm bunlardan sonra, şu anda bir gereklilik yok ise, bir şeylere başlamak ne kadar önemli?”


Ebeveynler ve eğitimciler, öğrencilere geri bildirim vermek için daha fazla zaman harcamadan yana olarak, notlara ve sınavlara daha az odaklanmayı uzun süredir talep ettiler. Uzaktan eğitim süresince, birçok okul bölgesi not vermeyi bırakıyor. Hatta birçok devlet, bölge okullarının genelde ilkbaharda sunulan mecburi değerlendirme sınavlarını vermeyi bile iptal etti.


Öğrencilerin öğrenimini değerlendirmek ve onların hangi alanlarda iyi olduğuna dair kayıtlar tutmak önemliyken, daha önemli öğrenme süreci; konuşma, öğretmenin geri bildirimi, öğrencinin öğrendiği şeyi ve kendini yansıtması gibi şeyleri içeriyor. Notlar, özellikle genç yaştakiler arasında, öğrenmede hiç de önemli değil.


Öğrenme hatalar, düzeltmeler ve uyarlamalarla dolu karmaşık bir süreçtir ve onu keşfetme yolculuğu tıpkı sonuç kadar önemlidir. Bu süre boyunca ben öğrencinin projelerine ve evde yaptıkları ödevlerine fazladan geri bildirim verme konusunda daha istekli olmaya çalıştım. Ayrıca birçok öğretmenin notlarla ve değerlendirmelerle yüklenilmiş hissinden rahatlamış hâlde olduklarını gördüm. Uzaktan öğrenimin diğer tüm zorluklarına rağmen, herhangi bir not verme ve diğer bir kavrama geçme ihtiyacı hissetmekten ziyade, onlar daha çok öğrenme süreci üzerine öğrencileriyle çalışabiliyorlar.


Nicelikten Ziyade Kalite

Benim bölgemdekilerin uyguladığı değişikliklerden bir tanesi, önemli ölçütlere ve içeriklere daha çok, müfredatın tümüyle baş etmeye daha az odaklanmaktı. Her yaşta ekip sanal olarak tanışmıştı ve yıl sonundan önce öğrencilerin öğrenmesi gereken en önemli içerik alanlarının çaresine bakabildi.


Tamamen telafi edemeyeceğimiz birçok yönleri olan gerçekliği kabul ettik. Yine de odaklanmamız gereken en önemli ve kritik alanları saptamamız lazım. Örneğin, benim dördüncü sınıfım için tüm ortak derslerin okuma standartlarını işlemek yerine, tek bir ölçüte odaklanmaya karar verdik: Edebiyat ve bilgi verici metinlerdeki fikirleri ve detayları saptamaya.


Bu yaklaşım, biz içeriğe daha az odaklandığımız için öğrenmeyle ilgili daha derine inmemize olanak sağladı. Çabalarımızı birkaç hassas konuya yoğunlaştırmak, öğrencilerin bu akademik düşüncenin daha derin anlayışıyla öne çıkmalarına yardımcı olur.


Sıklıkla, eğitimciler test kitabında veya müfredat kılavuzundaki sayısız dersle baş etmekte acele ediyorlar. Salgın boyunca bazı eğitimcilere, öğrencilerin eğitimsel ihtiyaçlarından çok müfredata bağlı kalan sabit bir ilerleme hızında olmaktansa, yavaşlama hakkı ve daha kaliteli bir eğitim verme olanağı sağlandı.


Öğrenime Sosyal ve Duygusal Olarak Odaklanma

Öğrenim ve öğretimde çarpıcı bir karmaşaya ek olarak diğer bir önemli şok, öğrencilerin sosyal ve duygusal ihtiyaçları üzerinde baskı yaratmakta. Onlar hem gündelik hem de öğrencinin yapılandırılmış öğrenim konuşmaları hakkında birbirleriyle iletişimde olma fırsatını kaçırıyorlar. Okullar öğrencilerin öğreniminde sosyal ve duygusal olarak gayretlenmesine yardımcı olan yapılar ve programlar sağlıyor. Evdeki herkesle tekrar yapmak eğer mümkün değilse, bu amacı gerçekleştirmek çok zor.


Benim bölgemdeki okullar uzaktan eğitime başladığında, birçok öğretmen yalnızca öğrencilerinin sosyal ve duygusal ihtiyaçlarına değinmek için düzenli video konferans oturumları planladı. Her Salı ve Perşembe sabahı benim sınıfım, amacın yalnızca birbirleriyle iletişimde kalmaları, ilişkiler kurmaya devam etmeleri ve empati gücünü geliştirmeleri olan sanal bir toplantıda bir araya geldi. Öğrenciler onların hafta sonlarını, karşılaştıkları zorlukları ve başarılarını paylaşır, biz de sanal sınıfı geliştirmek için faaliyetler yürütürüz.


Her zamanki gibi, sanal ders yayınlarımız boyunca, online ödevleri tamamlamada ve teslim etmede zorlanan bazı öğrenciler var. Derslerin yayınları, herkesin birbiriyle iletişim hâlinde kalması için bir yol; hâlâ sınıfa aitlik hissini ve öğrencilerin sınıf arkadaşlığını koruyor. Tekrar kişisel derslere dönersek, umarım öğrencilerimizin sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının, akademik olarak odaklanmaları ve performans göstermeleri gereken bir teşvik kaynağı olduğunu hatırlarız.


Teknolojik Olarak Eşitsizlik

Bu salgın boyunca, teknolojinin öğretim ve öğrenim için bir gereklilik olduğu açıkça anlaşılıyor. Ayrıca tüm öğrencilerin evlerinde kaliteli cihazlarının veya internet erişimlerinin olmadığı da netleşiyor. Güvenilir internet, birinin konumuna veya gelirine bakılmaksızın her şekilde ulaşılabilirliği olması gereken belli başlı yararlı bir programdır.


Okullar yeniden açıldığında öğrenim için teknolojiye ve internete güvenemeyeceğimiz hâlde, uzaktan öğrenim deneyimi bize video mesajlarından, konferanslardan ve sınıftaki diğer online cihazlardan ilham alabileceğimiz yeni yollar gösterdi.


Teknoloji, öğretimi destekliyorken, öğretimin yerini almadığını da umarım diğerlerine göstermiştir. Öğrenme, aslında bir sosyal aktivitedir. Dijital cihazlar öğretime ve öğrenime yardımcı olabilir. Okullarda ve bazı topluluklarda, bunu desteklemeye dair yatırımlar yapılmalıdır. Genelde öğrencilere ders esnasında, onların cihazlarını evde veya kilitli dolaplarda bırakmaları söylenir. Ancak belki de bu salgın bize bu cihazların bir öğrenme aracı olarak ulaşılabilir olması gerektiğini göstermiştir.


Salgın bizi, eğitimi yeniden gözden geçirmeye ve hazır olsak da olmasak da ona uyum sağlamamıza zorladı. Eşitsizlik gibi eğitimdeki büyük ve sistematik sorunlar için herkese uyan bir çözüm yok. Ancak bu ayrıca neyin işe yarıyor neyin yaramıyor olduğunu yansıtmak için bir fırsat. Eğitimdeki değerler ve fikirlere bağlılığımızı yenilemek, hem uzaktan devam eden öğrenimde hem de kişisel olarak yürütülen eğitimde bir öncelik olmalı.


Sonunda her şeyi atlattığımızda, salgının bize gösterdiği şeyin önemli olmadığını rahatlıkla söylemeliyiz. Tüm bunlardan sonra, şu anda bir gereklilik yok ise bir şeylere başlamak ne kadar önemli?


Todd Flory, (@Todd_Flory) Kan, Andover'deki Wheatland İlköğretim Okulu'nda, 4. sınıf öğretmenidir.


Yazar: Todd Flory

Çeviren: Rüveyda Uzunoğlu


When Schools Reopen, It Shouldn’t Be Business as Usual By Todd Flory

Originally published © Edsurge.com

Link: https://www.edsurge.com/news/2020-05-11-what-schools-reopen-it-shouldn-t-be-business-as-usual


#egitim #uzaktanegitim #çeviri #çeviriyazı #edsurge #toddflory #egitimlik #eğitim #eğitimlik #rüveydauzunoğlu

E-Posta Bültenimize Abone Olun!

  • Gri Instagram Simge
  • Gri YouTube Simgesi
  • Twitter

Copyright © 2019-2020  Eğitimlik - Eğitimi Düşünen Blog