Allport'un Temas Teorisine Göre Mülteci/Göçmen Eğitiminde Çözüm Odaklı Bir Yaklaşım

En son güncellendiği tarih: 6 Haz 2019

Suriye'deki iç savaş sebebiyle Türkiye'ye yoğun bir mülteci akını olmuştur. Mülteciler içerisinde yer alan çocuklar hem yaşları hem de yaşadıkları süreçten dolayı bu grup içerisindeki en kırılgan halkayı oluşturmaktadır. Yaklaşık 1,6 milyon Suriyeli çocuktan bahsedilmekte. Bu çocukların eğitimi ise ülkemiz adına yeni bir olgu. Çünkü eğitime erişemeyen mülteci çocuklar, iltica ettikleri ülkelerde radikal gruplardan tutun da çeşitli marjinal örgütlere kadar birçok grubun bünyesine katılarak ciddi güvenlik problemleri oluşturabilmekte veya toplum düzenine zarar verebilme potansiyeli taşımaktadır.


Mülteci/göçmen eğitiminde çeşitli sorunlar yaşanmaktadır. Bu sorunlardan biri de sınıf içi ön yargılardır. Örnek verecek olursak aynı sınıfta derse giren Suriyeli ve Türk öğrenciler gruplaşmakta ve birbirlerini ötekileştirmektedir. Suriyeli öğrenciler bir grubu, Türkler ise diğer grubu oluşturmakta; birbirleri ile iletişim kuramamakta ve etkileşime girememektedir. Aslında bu erken yaşta öğrenciler kendi yargılarını geliştirerek ön yargılı davranmaya başlamaktadır. Sınıf içinde bir ayrışma yaşanmakta ve öğrenciler arasında sosyal mesafe daha da artmaktadır. Erken yaştaki çocuklar yarının yetişkinleri olarak toplumun küçük bir örneklemini temsil etmeye başlamaktadır. Bu yüzden erken yaşta ön yargıları kırmak için harekete geçilmesi gerekir. Bu yaşta ön yargıları kırmanın yollarından biri de Allport'un temas teorisini dikkate almak.

Allport'un teorisi, toplumsal ön yargıları en aza indirmek için kullanılabilecek bir kaynaktır. Eğer "öteki" diye adlandırdığımız bir grupla temasa geçebilirsek ön yargılarımız azalmaktadır. Yani ötekini tanımaya başladığımızda ön yargılarımız da azalmaya başlamakta. İnsanın aklına bir soru takılıyor. Günümüz insanın birçok konuda ön yargıları mevcut. O hâlde kaçınılmaz soruya sıra geliyor. Ön yargılar ne zaman gelişir veya ortaya çıkar? Tabii ki erken yaşlarda. Yani çocuklukta. Örneğin çocuklar kendilerine benzeyen, kendileri gibi giyinen çocuklarla oynamayı tercih ederler. Ancak bu tercihin arka planında "benim gibi/benden" düşüncesi yatmaktadır. Çocuklukta ön yargılar belki masum görülebilir. Ancak çocukluk, kişiliğin oluştuğu evre olduğu için kritik bir dönemdir. Bu sebeple erken yaşlarda ön yargılarla mücadele edilmesi hedeflenmelidir.


Konumuza dönecek olursak yani Türk ve başta Suriyeli olmak üzere mülteci/göçmen öğrenciler arasındaki ön yargıları azaltmanın yolu, Allport'a göre bu iki grup arasında teması sağlamaktır. Tabii burada iki husus karşımıza çıkmaktadır. Temas kurulacak öğrencinin, ait olduğu grubun temsilcisi kabul edilmesi ve temasın da anlamlı olması gerekir. Bu yolla öğrenciler yakınlaşmakta ve aralarındaki ortak özellikleri keşfetmektedir (Jarrett, 2013). Dostane ilişkilerin tohumu atılmakta ve etkileşim devam ettikçe dostluk gelişmektedir. Aksi hâlde çocuklar birbirlerinden uzaklaşmakta ve aralarındaki mesafe daha da artmaktadır.


Dr. Gürkan MORALI

Kaynaklar

1. Jarrett, C. (Ed.) (2013). 30 saniyede psikoloji. Çin: Caretta Kitap.


#eğitimbilim #çocuk #gürkanmoralı

42 görüntüleme

E-Posta Bültenimize Abone Olun!

  • Gri Instagram Simge
  • Gri YouTube Simgesi
  • Twitter

Copyright © 2019-2020  Eğitimlik - Eğitimi Düşünen Blog

egitimlikblog@gmail.com